Hoşgeldin,
Bütün planlar senin gelişinle değişmeye, gelişmeye başladı
Heyecanla bekleniyordun,
Hayatın bir çok sancısından daha fazla bir sancıyla, daha umutlu bir sancıyla
açtın gözlerini.
Biraz ciğerlerin yandı kusura bakma, henüz o ağlayışlar, yerine ilk haykırış gülüceklerine çeviremedi doktorlar.
Beni gördüğün de biraz korkacaksın elbette,
aksi ve soğuk bakışı, pek de gülmeyi beceremeyen bir adam duracak karşında
elimde sigara ile karşıladım seni
Merhaba Lâl’im, bitanecik yeğenim,
Hoşgeldin!
Oyuncak trenlerle oynayabileceğimi düşlüyordum,
Henüz pili bitmemişti çocukluğumun,
Sabah ki toplantıma sunum hazırlamaya çalışırken, aklımdaydı luna park.
Henüz çizgi film sevdasından çıkamamıştı büyüklüğüm.
Sen ihtilali seçtin, ve ihtilaller, devrimler sabaha karşı yapılırdı hep
Amcasının yeğeni işte, hayatımın ihtilâli, hoş geldin!
Yağmur’a dönüktü biraz da yüzümüz, sen geldin, güneş oldun.
Lâl’im hoş geldin…
dün dünya ya merhaba demiş olan, yeğenime… amcalık duygusunu yaşatan bitaneciğe
Neokuyorsun.com, yeni yayin hayatina gecmis guzel bir proje. Ulkemiz de kisi basina dusen kitap sayisi oldukca dusuk bile olsa cok fazla sayida insanin kitap okudugunu biliyorum. “Ne Okuyorsun?com” okuduğunuz kitapları, okuyacağınız kitapları listlemek ve arşivlemek için oldukça iyi bir site ayrıca. Alacağınız ya da okumayı düşündüğünüz kitaplar hakkında diğer site üyelerinin görüşlerini alabilir ve onların okuduğu ya da okumayı düşündüğü kitapları görebilirsiniz. Sitenin bir diğer hizmetide “takas merkezi”. Benim gibi kitap benim canımdır, o’nu kimselere yar edemem diyen birisi değilseniz. Site üzerinden başka bir site kullanıcsıyla kitaplarınızı paylaşabilir. Ve kendi içinizde ufak bir ekonomi yapabilirsiniz
Arkadaşım gönderdi bugün bunu, okurken gülümsetti burdan da paylaşmak istedim.
1. Eğer bizi kahve makinasının başında ya da sigara molasında yakalarsanız muhakkak bilgisayarla ilgili bir soru sorun. Bizim dünyada anladığımız tek şey teknolojidir ve molayı sizin sorularınızı yanıtlamak için verdik. Bilgisayarınızla ilgili soruları e-posta ile ya da telefonla soramazsınız.
2. Destek bölümünü aradığınızda karşınıza çıkan mesajı sonuna kadar dinlemeden mesaj bırakma seçeneğine gidip, ne istediğinizi kaydediniz. O mesajda bizim izinli olduğumuz ve iki gün sonra ise geleceğimiz kaydedilmiş olsa da siz bunu bilemediğiniz için ertesi gün bir üst yetkiliye sorununuzla ilgilenilmediğini belirten şikayet mektubu gönderiniz.
3. Evdeki telefonunuz hat vermiyorsa hemen bizi arayın. Biz muhakkak ne olduğunu biliriz.
4. Bizimle bir sorununuzu gidermek için telefonda konuşurken gazete okumaya devam edin. Böylece bizim söylediklerimizi yapmazsınız. Ne de olsa biz kendi kendimize konuşmayı severiz.
5. Bilgisayar kursuna gidiyorsanız orada öğrendiklerinizi denemek için kendi bilgisayarınıza ve arkadaşlarınızın bilgisayarlarına yeni sürücüleri kurunuz. Böylece sistem çalışmaz hale geldiğinde bize gece yarılarına kadar çalışacak fırsat vermiş olursunuz.
6. Bize kolay kolay teşekkür etmeyin. Ne de olsa biz bu işi severek yapıyoruz ve bu iş için para alıyoruz.
7. Yeni bir yazılımı sisteminize kurup bir sorun yaşadığınızda, bilgisayarınıza yeni bir yazılım kurup kurmadığınız sorusuna kesinlikle kurmadım cevabını verin. Böylece ne olduğunu anlamamız daha uzun sürecektir.
8. Eğer farenin kablosu sizi çok rahatsız ediyorsa kablonun bir kısmını monitörün ya da sistem ünitesinin altına sıkıştırın. Bu kablolar çok dayanıklıdır, hiç bir şey olmaz, ezilmez.
9. Klavyenizdeki bir tuş çalışmıyorsa hemen klavyenin değiştirilmesini talep edin. İçecek ya da yiyecek döküldükten sonra çalışmayan klavyeyi niye size vermişler ki.
10. Sistemi kullanırken “Emin misiniz?” ya da “Are you sure?” mesajı aldığınızda ne olduğuna bakmadan hemen “evet” ya da “yes” cevabını tıklayın. Emin olmasaydınız o işlemi niye yapmak isteyesiniz ki.
11. Lazer ya da inkjet yazıcının kartuşunun değişmesi gerektiğinde muhakkak bilgi işlemden birisini çağırın. Kartuş değiştirmek olağanüstü zor bir iştir ve el kitaplarına göre üniversitelerin nükleer fizik bölümünden diploma alınmış olmasını gerektirir.
12. Bilgisayarınızda bir sorun yaşadığınızda sekreterinize talimat vererek düzelttirmesini isteyin. Böylece sorunun ne olduğunu bilmeyen bir üçüncü kişi ile konuşmaya başlarız.
13. 30 MB civarında bir film eklenmiş mesaj aldığınızda bütün tanıdıklarınıza forward edin. Ne de olsa bizim mesaj sistemlerimizde sınırsız kapasite var ve internet hatlarımız hep boş.
14. Uzun yazı dosyalarını yazıcıdan basmak için ufak parçalara bölmeyin. Bir defada 300 sayfa yazıyı yazıcıya gönderin ki, sizden sonra bir sayfa yazıcı çıktısı almak isteyenler bekleyebilsin.
15. Bilgi işlemden birisine hafta sonunda markette rastlarsanız muhakkak bilgisayarla ilgili bir soru sorun. Ne de olsa biz yirmidört saat yedi gün çalışırız.
16. Eger çocuğunuz bilgisayar bölümünde okuyorsa haftasonu sizin bilgisayarınızı kullanabilmesi için ofise getirin. Böylece pazartesi sabahı yasal olmayan yazılımları sistemlerden nasıl sileceğimizi bulmaya çalışırız. Üstelik bu yazılımlar şirketin uygulamalarını çalışmaz hale getirmiş olabilir. Biz tekrar kurarız.
17. Evde kullanmak için isimsiz toplama bir bilgisayar alıp, çalıştıramadığınızda hemen ofise getirip, bilgi işlem bölümüne verin. Bir an önce çalıştırılmasını isteyin ki evdekiler quake, doom, unreal oynamaya başlayabilsinler. Ne de olsa bizim bütün gün internet’te dolaştığımızı herkes biliyor.
18. E-postalarınızın ekindeki tüm dosyaları açın. Tehlikeli olduğunu bilseniz dahi tehlike sizi etkilemez. Virüs bula bula sizi mi bulacak?
19. Bizi bilgisayarınızı başka bir yere taşıtmak için çağırdığınızda, cihazı yarısına kadar kartpostallar, bebek, çocuk veya manzara fotoğrafları, doldurulmuş maket oyuncaklar, kurutulmuş çiçekler altında bırakın. Bizim kendimize ait bir yaşamımız yok, tek görevimiz bunların arasından sistemi bularak sizi memnun etmek.
20. Hiçbir şeyi hiçbir zaman not almayın. Oluşan hata mesajlarını tekrar oluşturmaya çalışarak ne olduğunu anlamak bizim işimizdir.
21. Eğer bilgi işlem departmanından çağırdığınız bir kiti hemen yanınıza geleceğini söylediyse, yerinizi kahve veya çay almak için terk edin. Bu sayede teknisyene bilgisayarınızın şifresi gerekli olduğunda orada bulunmazsınız. Yüzlerce bilgisayarın ekran koruma modundan çıkış şifresini hatırlamak bizim için çocuk oyuncağıdır.
22. Yardım masasını aradığınızda ne istediğinizi belirtin, yapmak istediğinizi nasıl yapamadığınızı belirtmeyin. Eğer mesaj alamıyorsanız, bilgisayarınızı açmadığınız için bunun oluştuğunu siz bilmek zorunda değilsiniz.
23. Bilgi işlem size yüksek öncelikli bir elektronik posta gönderdiyse okumadan hemen silin. Onlar sadece test amaçlı elektronik posta gönderirler.
24. Bilgi işlem elemanı masasında yemek yiyiyorsa, doğrudan yanına gidin ve tüm içinizi boşaltın, söylemek istediklerinizi söyleyin. Biz size hizmet etmek için buradayız.
25. Acil bir mesajin tamamını büyük harflerle yazarak gönderin. Bu sayede mesaj sunucusu hemen o mesajı alıp, bekletmeden, öncelikli olarak ilgili yerlere dağıtacaktır.
26. Fotokopi makinesi çalışmadığında bilgi işlem destek grubunu arayın. Sonuçta o da elektronik bir cihaz.
27. Evdeki bilgisayarınızda bir sorun olduğunda şirkete getirin ve bilgi işlemdeki kişilerin masasına kime ait ve sorunun ne olduğuna dair bir not bırakmadan cihazı bırakın. Biz bulmaca çözmeye bayılırız.
28. Bilgi işlemden kişiler size bilgisayar monitörlerinin içinde kartuş olmadığını söylediklerinde itiraz edin ve onlara yanıldıklarını ispat etmeye çalışın. Biz anlamsız şekilde bilgisiz karşılıklı tartışmayı severiz.
29. Telefonla konuştuğunuz bilgi işlem elemanı hemen yanınıza geleceğini söylediğinde ona; “Hemenden, kaç hafta anlamalıyım?” diye sorunuz. Bizi bu şekilde motive etmeniz çok olumlu bir yaklaşım.
30. Eğer yazıcıya gönderdiğiniz bir döküman çıktısını alamıyorsanız, aynı dökümanı yirmi defa daha yazıcıya gönderin. Böylece yazıcıdaki boşlukları doldurup, yazının çıkmasını sağlayabilirsiniz.
31. Eğer hala yazıcıdan çıktı alamıyorsanız, aynı yazıyı firmadaki değişik tüm yazıcılara gönderin. Muhakkak bir tanesi çalışacaktır.
32. Hiçbir şekilde teknik terimleri öğrenmeyin.. Siz, “Bu şey birden durdu” dediğinizde şey’in ne anlama geldiğini biz muhakkak buluruz.
33. Sistemdeki yardım dosyalarını, kullanıcı kitaplarını okumayın. Onlar sadece teknik adamlar içindir.
Daha önce otoyol 60′i yazmıştım. Kuşkusuz ki bir çok sevdiğim film var hayatımda. V benim için en güzellerinden bir tanesi. Sadece yaptığı edebiyat değil, bir amaç uğruna hizmet etmesi ve kendisini her zaman bu amacın bir parçası olarak görmesi beni etklemiştir. Ve şiddet’in iyi yönde kullanabileceğini söylemesi canımdan can alıp, yerine çok daha fazlasını verebilmiştir. Ve her zaman, bıkmadan usanmadan izlememe sebebiyet vermiş bir film olmuştur kendisi.
Ve hayatımda orjinal seslendirmesinden daha iyi yapılmış bir dublajla karşılaştım. Filmi kesinlikle Türkçe Dublajlı olarak izlemenizi tavsiye ediyorum.
Biraz google’dan aratarak şu özlü-sözlerini buldum;
* Korku, bu hükümetin esas aracı haline geldi.
* Kurşunlarınız var, ancak silahlarınız boşaldığında ölmüş olmamı ümit edin. Şayet ayakta kalırsam silahlarınızı dolduramadan ölmüş olursunuz.
* (Defalarca kurşunlandıktan sonra) Benim sıram.
* Bu maskenin altında etten daha fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, Bay Creedy. Ve fikirlere kurşun işlemez.
* hayır,lütfen… Bu maskenin altında bir yüz var, ancak o ben değilim…bu maskenin altında kaslar var ve ardında kemikler…
* İşte! İlk kez ben de nefret olduğunu sanmıştım. Tek bildiğim nefretti, nefret dünyamı sarmıştı,nefes almam bile nefret doluydu.. Vesonra bir şey oldu,sana olduğu gibi…
* Burada 872 tane şarkı var… Hepsini dinledim, ama hiç biriyle dans etmedim.
* dans edilemeden yapılan devrim devrim değildir.
* Tanrı gibi ben de işimi şansa bırakmam ve rastlantıya inanmam.
* Bu yüzden kötülüğün üstüne şeker serpeceğiz.
* Ama böyle vukuatlı gecelerde doğru yerlere vasıl olduğum için kendimi size tiyatral bir varlık olarak sunma gereğini duyuyorum. Voila! Karşınızda basit bir vodvil gönüllüsü var, vicdanın hem kurbanı, hem de katili olarak savaşan bir gönüllü. Yüzümdeki bu maske vasat bir görüntü yaratmak için varolan bir kostüm parçası değildir.
* Verilecek tek karar intikamdır. Bir kan davası, ve bir amacı var boşuna değil. Değerler ve dürüstlük vakti geldiğinde kazanacak, ve zulüm son bulacak biliyorum.
* Uzmanlık alanım ritm sazlardır ama bu gece bütün bir orkestrayı kullanmak niyetindeyim. Bana katılırsan büyük onur duyarım.
* Ama Sabret Bu müzik adalet için çalacak ve ben bu konçertoyu bizden alındığı günlere ithaf ediyorum ve adalet gözettiğini sanan sahtekarlara tabiki.
* Hatırla, hatırla, 5 Kasım gününü hatırla, patlamayı, ihaneti ve komployu, bu ihaneti unutmak için hiçbir neden bulamıyorum.
* Bende her insan gibi severim, ama onun anısına hürmeten şimdi buradayım. Geçmişte yaşanan o çok önemli olayda mücadele ederken hayatını kaybeden insanların anısına böyle bir kutlama yapmak istedim, ve böylece 5 Kasım gününün artık hiç hatırlanmadığını anladım. Bu yüzden oturup biraz sohbet etmemiz iyi olacak diye düşündüm. Elbette konuşmamı istemeyen kişilerde vardır, eminim şu anda telefonlarda emirler yağdırılıyor ve silahlı adamlar yola çıkmaya hazırlanıyordur. Neden? Çünkü konuşulmaya çalışılan yerde coklar söz alıncaya kadar sözler her zaman gücünü korumaya devam eder. Gerçeklerin ortaya konulduğu sözleri dinleyen herkes için büyük anlam taşıyan sözler ve gerçek şu ki bu ülkede yolunda gitmeyen bir şeyler var: Zulüm ve adaletsizlik, hoşgörüsüzlük ve baskılar… Özgürlüğünüz kısıtlanıyorsa, düşünme ve konuşma hakkınız yoksa, sensörler ve çipler her hareketinizi, her konuşmanızı izliyorsa, bazı işlerin yolunda gitmediğini söyleyebiliriz. Peki bu nasıl oldu, kimi suçlayalım, evet, elbette diğerlerinden daha fazla sorumlu olan birileri mutlaka var. Ama yinede aynaya baktığınızda suçluluk duyuyorsanız gerçeği öğrenmiş olursunuz. Neden yaptığınızı biliyorum, neden korktuğunuzu da… Kim korkmaz ki? Savaş, terör, hastalıklar, sağduyunuzu ve cesaretinizi kaybetmenize neden olacak çok değişik nedenler ortaya çıkmıştı. Korku içinizi sardı ve o panik haline Adam Sutler adındaki başkana sarıldınız. Size düzen ve barış vaadetti, karşılığında sessizlik ve emirlere itaat etmenizi istedi. Dün gece o sessizliğe bi son verdim, dün gece bu ülkeye unuttuğu bir şeyi hatırlatmak için adliye sarayını uçurdum. 400 yıl önce bu millet 5 Kasımı sonsuza dek unutmamak üzere hafızalarına kazımıştı. Dünyaya adaletin, korkusuzluğun ve özgürlüğün sadece söz olmadığını anlatacaktı, bakış açısı buydu. Eğer bir şey görmüyorsanız, bu devletin suçları sizin için bir bilinmezse ve karşı çıkmıyorsanız demek ki 5 Kasımın unutulmasına siz izin verdiniz. Ama sizde benim gördüğümü görüyorsanız, benim gibi hissediyorsanız, sizde benim gibi arıyorsanız, o zaman yanımda olmanızı istiyorum. Bir yıl sonra bu gece parlamentonun girişinde bulunun. birlikte olup onlara 5 Kasımın asla unutulmadığını, unutulmayacağını gösterelim…
* Burası evim, ben gölge galerisi diyorum.
* Çalmak malın sahibinden olur. Eleştirenden çalamazsın, benim yaptığım temizlemekti.
* Seni orda bıraksaydım şu anda Creedy nin sorgu hücresinde olurdun, tutuklarlar, işkence ederler ve beni bulmak uğruna belki de öldürürlerdi. Yardımından sonra seni bırakamazdım, bende seni güvenli olabileceğini düşündüğüm tek yere getirdim, evet, evime.
* İnsanlar hükümetlerinden korkmamalı, hükümetler insanlarından korkmalı.13 Nisan 2007
* Binalar semboldür, yok etmenin bir sembolü. Sembollere insanlar güç verir, tek başına semboller anlamsızdır, ama yeterli sayıyla binaları uçurmak dünyayı değiştirir.
* Şiddet iyi yönde kullanılabilir.
Crenvo ekibi tarafından yapılmış olan İnternet Girişimleri Marka Araştırması tamamlanmış. Arda Kutsal dan az önce aldığım mail de bulunan link slideshare den izlememi ifade ediyordu. Oyladığımdan (yanlış hatırlamıyorsam) çok fazla sapma yapmadan ilk akla gelenler birinci olmuş. Tartışmasız olarak hâlâ Türkiye de zihinlere kazınmış olan youtube oldukça yüksek bir rakamla “video” kategorisinde liderliğini konuyor. Arama motoru konusunda Google, Sohbet ve Anlık ileti olarak da MSN Messenger lider konumda. MSN Messenger’i takip eden ise Facebook.com (eğer gmail ve google talk’u ayrı ayrı hesaplarsak). Detayları analizi aşağıda sizinle paylaşıyorum.
Bu ay Digital Web Star kapağıyla yayınlanmış olan Digital Age dergisini satın aldım. Dergiyi bulmak, çok zor oldu. Bir çok kitap evine gittim ama bulamadım. En sonunda Sultanahmet gezim sırasında, bir büfede buldum ve aldım. Dergiyi biraz, kurcaladım ve açıkcası pek de tat verecek bir dergi olmadığı kanısına vardım. Yine de bir çok sayfasını okudum. Yanında para vermeye değer mi acaba diye düşündüğüm “Steve Jobs Nasıl Olunur?” isimli kitap hediye edilmişti, tabii ekstra cebimden para çıkmadan bu kitaba sahip olmak mutlu etti beni
Kitabı okumaya başladım, hâlâ okuyorum tahmin ettiğimden çok da öteye gitmedi şimdilik, steve jobs’un verdiği kararlar, nelere dikkat ettiği, olaylara nasıl yaklaştığı (ama bunlar tamamen üstün körü yazılabilmiş, çok fazla detay isteyenler; özür dileriz, bunlar anlatılmıyor!) anlatılıyor. Başarıları, başarısızlıkları vesaire. Fazlasıyla hikaye anlayacağınız. Kitabı bitirdikten sonra, steve jobs olabilmek için yanınızda bir steve jobs’un olması gerektiğini söyleyecek diye düşünüyorum
Uzun zamandır hayhuy.com‘u izliyorum ve kullanıyorum sosyalleşme aşısından oldukça iyi bir girişim. Verdiğiniz sorulara göre, bir kimlik kazanıyorsunuz hem kendinizi hem başka insanları keşfediyorsunuz.
Bir diğer girişim ise özellikle bugun üzerinde yoğunlaşıp, incelemye başladığım. Paramarka.com, fikir olarak, getirisi olarak güzel duruyor. Katılımcılar çok kreatif çalışmalar sergileyemesede, yine de hoşuma gitmiş bir şey. Hem hobi olarak gördüğünüz ya da ben de reklamcı olabilirdim (ve çevremde bunu çokca duymuyor değilim) diyenlerdensiniz. Hem reklam filmi çekip, poster yapip hem de büyük ödülü kazanabilirsiniz
Dünya’nın pek bir ses getirmiş olan gençlik dizisiydi. Vakti zamanında cnbc-e de veriliyor bu dizi. Bir grup gencin ; ergenliğe girişinden, üniversite yıllarına kadar anlatıyorlardı dizide. Cinsel hayatları, gelecek planları, plansızlıklar, karmaşalar, bol bol sevgiliden dost’a, dosttan sevgiliye dönüş durumları ile birlikte. Yeri geliyor özendiriyordu, yeri geliyor “olmaz böyle şey!” dedirtiyordu. Bu diziden bir kaç bir şey de öğrenmedim değil. Dizi de joey ve dawson her zaman favorim olmuştur hatta joey’e benziyor diye losttaki claire karakterini de pek bir beğenmişimdir hep.
Married With Children
Bilmeyenin kalmadığı, kaldıysa google da aramasını şiddetle tavsiye ettiğim bir dizidir. Evli ve çocuk diye Türkçeye çevirebiliriz bu diziyi. Bir insan karısını ne kadar istemez, karısı ne kadar aldırmaz, duyarsız ve cinsel hayata aç olur bunu hep birlikte bir komedi rüzgarı çerçevesinde izledik uzun yıllar boyu. Bir ara cnbc-e de “vakti zamanında böyleydi” gibi bir bölümü yayınlanmıştı. Oyuncular yıllar sonra bir araya gelmişti felan. Güzel diziydi bu da.
Sır Dosyası
Çocukluğumun en güzel dizilerinden bir tanesiydi bu kesinlikle! Sanat nedir ? arak nedir ? bilmediğimiz dönemde Star TV de beni ekrana kitlemeyi başarmış, korkutmuş ama bir o kadarda kendini sevdirmiş bir diziydi. Çok uzun zaman yayında kalmadan silinip gitti. Ben de anlamadım! şimdi olsa da izlesem diyorum!
İnternet hayatımıza gireli çok uzun zaman oluyor. Ve bir çok yenilikle sürekli ilerliyor. Blog denilen bir kavram çıkmıştı yıllar önce. İlk başta bu kavramımız eğlence hayatlı olsa da daha sonraları şirketler kendi bloglarını açtı. Hatta global şirketler farklı ülkelerde blog yazarları aramaya başladı.
Türkiyede bulunmasa da yurtdışında bir çok insan hayatını blog yazarak kazanıyor. Ve bir çok şirketinde bu sayede tanıtımı yaparak, onların büyümesinde bir araç oldu. Genelde wordpress gibi hazır programlar kullanılıyor blog kurumu için. Hem pratik, hem güzel, hem de kontrolü kolay oluyor. Bir çok tema desteği olsa da sizinle birlikte herkes aynı temayı kullanabiliyor ve farkınızı ortaya koyamıyorsunuz. Ve türkiye de bu sorunu ortadan kaldırmak için bir site kuruldu, Blogdestek.com. Burak Dönertaş’ın sorumluluğu üstlendiği Blog Destek isteklerinize göre blog tasarım çözümleri sunuyor, blogunuza özel olarak yeni özellikler katıyor ve tam sizin için kullanışlı bir hale getiriyor. İşiniz sadece alt yapıda size özel yeni eklentiler ya da tasarım değilse de reklam ve yönetimi konusunda da BlogDestek yardımcı oluyor. Ve sizi internet, blog camiasinda farklı bir yere taşıyor.
Eğer herkesten farklı olmak istiyorsanız, kendinize özel ve isteğinize uygun bir bloga sahip olmak istiyorsanız, blog destek tam aradığınız adres.